Krizlerde 7 Yıl Tesadüfü

Reklamlar


Krizlerde 7 yıl tesadüfü

Krizlerde 7 yıl tesadüfü: Geçmişte ülkemizde ve dünya çapında yaşanan bazı gelişmeler ekonomiyi önemli derecede etkileyen gelişmeler olmuştur. Özellikle 7 yıllık aralarla yaşanan olaylar ve ekonomik krizler, bundan sonra da her 7 yılda bir yaşanacak mı sorusunu akıllara getirmektedir. İşte Türkiye ve dünyadaki o krizler;

1- 1973 petrol krizi:

1967 yılında Arap-İsrail savaşında Arp devletlerinin kaybettikleri toprakları geri alabilmek adına başlatmış oldukları 1973 Yom Kippur Savaşıyla petrol krizi tetiklenmiştir. Arap ülkeleri OAPEC’i ( Petrol İhraç Eden Arap Ülkeleri ) kurmuşlar, 17 Ekim 1973 ılında da Kuveyt’te toplanmışlardır. Burada alınan bir karar ile İsrail işgal ettiği topraklardan çekilinceye ve Filistin halkının hakları iade edilinceye dek Eylül 1973 rakamları baz alınarak, 1 Ekim 1973 tarihinden başlayarak petrol üretimi her ay %5 oranında azaltılmasına karar verildi. Bazı Arap ülkeleri bunu %10’a kadar çıkarttı ve gelişmiş ülkeler üzerinde bir şok etkisi yarattı. Arap ülkelerinin ihraç ettiği petrol 1973 yılının Ocak ayında 2,59 dolar iken, Ekim ayında 5,11 dolara sonrasında da 1974 yılının Ocak ayında da 11,65 dolara kadar çıktı.

2- 1980 askeri darbesi:

12 Eylül 1980 Türkiye’nin en karanlık yıllarının bir başlangıcı oldu. O dönemdeki Başbakanlık Müsteşarı Turgut Özal, hazırladığı ekonomik istikrar programı ile Türkiye’yi krize götürdü.

Yaşanan %100’lük devalüasyon ile birlikte dolar 70 Liraya yükseldi ve günlük kur ilanına gidildi. Alınan kararlarla gübre, ulaştırma ve enerji haricinde sübvansiyonlar kalktı, dış ticarette serbestliğe gidildi, yabancı sermaye yatırımlarına teşvik uygulandı, ithalat kademeli bir şekilde liberalize edildi, kar transferlerine de kolaylık getirildi. Tüm bu önlemlerin ardından 12 Eylül askeri darbesi yapıldı ve demokrasiyle birlikte ekonomideki kalkınma hedefleri de kesintiye uğramış oldu.

3- 1987 kara pazartesi:

Piyasalarda işlem görmekte olan hisse senetlerinde spekülatif hareketler nedeniyle aşırı bir değer artışı olması ve balonlar meydana gelmesi kara pazartesi adı verilen bu krize neden oldu. 19 Ekim 1987 yılında bir pazartesi günü dünya borsalarının açılmasıyla birlikte çok büyük değer kayıpları yaşandı.

İlk olarak Hong Kong borsasında yaşanan düşüşle başlayan kriz, saat farkı nedeniyle geç açılan Avrupa ve ABD borsalarında da yaşanmış ve tüm dünyaya yayılmıştır. Borsaların açılmasıyla kurlarda ani düşüş yaşanmıştı. Dünya genelindeki bu durum ülkemiz piyasalarını da etkilemiş ve Amerikan doları ilk defa 1000 liranın üzerine çıkmıştı.

4- 5 Nisan kararları – 1994:

Ekonomi profesörü olan dönemin Başbakanı Tansu Çiller, bu vasfına rağmen hata yapmasına engel olmadı. 5 Nisan kararlarından önce Amerikan dolarına karşı aşırı değerli tutulan Türk Lirasına para basılarak çare aranmaya çalışıldı. Reel faizler düşürüldü ve Merkez Bankası’nın çalışmasına müsaade edilmedi.

Devlet hazinesi ödemeleri yapabilmek için borçlanamadı bile. Devlet ihaleleri teker teker iptal edildi, 500 bin kişi işsiz kaldı ve bu çıkmaz neticesinde de kriz meydana geldi. 5 Nisan 1994 tarihinde ekonomik tedbirler açıklanarak üç banka fona devredildi. Devalüasyon sonucu Amerikan doları 40 bin liraya fırladı. Faizler %400’ün üzerine çıktı ve enflasyon oranı %149’a ulaştı.

5- 2001 bankacılık krizi:

2000 yılının Kasım ayındaki krizin etkileri hala devam etmekteydi. Dönemin Başbakanı Bülent Ecevit bütün kamu atamalarını durdurma kararı aldı. Kamu bankaları kaynak sıkıntısına girdi ve ülkede döviz sıkıntısı da yaşanmaktaydı. Ülke ekonomisine olan güven en dip seviyeye indi ve dış borçların ödenmesi riske girdi. Döviz kurları çapaya bağlandı, yabancı bankaların verdiği henüz vadesi gelmeyen krediler geri çekilmeye başlandı ve gecelik faizler de uçuşa geçti.

Bütün bunlara ek olarak son darbe Çankaya Köşkündeki MGK toplantısında Anayasa Kitapçığının fırlatılması ile geldi. 670 bin lira olan Amerikan doları dalgalı kura geçti ve 1 milyon lirayı geçti. İstanbul borsası %14,6 gibi bir oranda geriledi ve faiz oranları %7500’e dayandı. Küçük ve orta ölçekli esnaflar sokağa döküldü, bankalar batmaya başladı ve işsizlik hiç olmadığı kadar arttı. Ekonomiyi düzlüğe çıkarması için Kemal Derviş göreve getirildi.

6- 2008 küresel kriz:

ABD’de başlayarak bütün dünyayı etkisi altına alan küresel krizdir. Amerika’daki para hacminin yüksek olmasından dolayı finansal kuruluşların bir kısmı kredibilitesi düşük kişilere mortgage kredisi tahsis ederek geri dönüşü riskli bir mali yapının içine girdiler. Yalnızca dar gelirli insanların kullandığı, subprime şeklinde isimlendirilen yüksek riske sahip değişken faizli krediler yaklaşık 1,5 trilyon dolara ulaştı.

Konut sektöründe durgunluk yaşandığında da kredilerin geri dönüşünde sorunlar yaşanmaya başladı ve ödemeler en sonunda durdu. Bankalar yatırım bankalarına tahvil ihracı yaparak mortgage için para bulabiliyordu, ancak bankalara kredi geri dönüşleri durunca yatırım bankaları ve  bütün mortgage piyasası zora girdi. Likidite krizi yaşanıyordu, büyük yatırım bankaları zora girip battı ve devlet desteğine ihtiyaç duymaktaydı. Sonuç olarak 11 banka batmıştı ve yaşanan kriz dünya geneline yayıldı. Ülkemizdeki etkisi ise çok ciddi boyutlara ulaşmıştı. Borsa İstanbul bir yıl içinde %51,6 oranında düşüş gösterdi ve toplamda da 170 milyar dolar uçup gitmişti.

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (No Ratings Yet)
Loading...


fc_paylas.gif (150×23)

Soru sorun cevaplansın!

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir